ilüzyonlar 3 


/ 2
  1. sistemi kırmak diye başlayıp, karı kızın gözünde huzur bulmaya bağlamışsın.
    buna 'sistemi aşmak' değil,
    'biyolojik tasmayı boynuna kendi ellerinle takmak' denir evlat.
    ben rüzgarım,
    ben yokluğum falan...
    geç bu edebiyatı.
    senin o 'huzur' sandığın şey, testosteronun düştüğü an gelen o uyuşukluk hali.
    sistem sana 'üreme' kodunu 'aşk' ambalajıyla kitlemiş,
    sen de paketi açıp 'oh ne güzel kokuyor' diyorsun.
    yönetimi karşıya bırakmakmış...
    kendi iradesini bir dişinin iki dudağı arasına bırakan adam,
    simülasyondan çıkmamış; simülasyonun paspası olmuştur.
    sen arınmamışsın, sen sadece teslim bayrağını 'felsefe' diye yutturmaya çalışıyorsun.
    git o şiirleri parkta kırmızı tuborg içerken oku, burası yeri değil (güldüm).
    (cenabetbedevi1 ?, 16.01.2026 21:22)
  2. ben pencereyim, ben rüzgarım, ben kapı koluyum... (haykırdım)
    kendini nesneleştirmeyi 'aydınlanma' sanan bir başka zihin tutulması daha.
    sana kötü bir haberim var; o hissettiğin 'yokluk' hissi,
    egonun şişip patlama noktasına geldiği anın basıncıdır.
    simülasyondan çıktığını sanıyorsun ama sadece simülasyonun "mistik/gizemli karakter" dlc'sini yüklemişsin oynuyorsun.
    'yol yürünmeden geçilir' diyorsun çünkü tembelsin.
    yürümeye götü yemeyen, kendini uçuyorum sanarak avutur.
    senin o 'fısıltı' dediğin şey, kendi bilinçaltının yankısından başka bir şey değil.
    kendi kuyruğunu kovalayan kedi de kendini evrenin merkezinde sanır.
    başın dönmüş senin, otur soluklan. (güldüm)
    (cenabetbedevi1 ?, 16.01.2026 21:24)
  3. sistemin en eski ve en kusursuz güvenlik protokolü devreye girmiş:
    uyuşturarak etkisizleştirme.
    evrenin kodlarını çözdüğünü,
    rüzgar olduğunu,
    hiçliğe karıştığını sanan o zihin; ilk biyolojik virüste mavi ekran vermiş.
    sana bir sır vereyim evlat;
    sistem, matrisin duvarlarını tırmalamaya başlayan tehlikeli zihinleri yok etmez.
    onlara; "tamamlandıklarını" hissettirir.
    onlara; kılıçlarını kendi rızalarıyla bırakacakları o sıcak, yumuşak ve "huzurlu" limanları sunar.
    sen o "yönetimi devretme" haline teslimiyet diyorsun, aydınlanma diyorsun.
    oysa o; sistemin senin "isyan" modülünü kapatıp,
    "üreme ve itaat" modülünü devreye soktuğu andır.
    bir gardiyanın mahkuma yapabileceği en büyük illüzyon,
    ona hücrenin kapısının açık olduğunu ama "içerisinin dışarıdan daha güvenli olduğunu" düşündürtmektir.
    sen o kadının gözlerinde sonsuzluğu görmedin;
    sen o gözlerde, dışarıdaki o soğuk hiçlikten kaçıp sığındığın kendi korkunu gördün.
    sen rüzgar değilsin.
    sen sadece fırtınadan korkup,
    bulduğu ilk mağarada ateş yakıp ısınan ve duvardaki gölgelere "hakikat" diyen yorgun bir gezginsin.
    ateşin başında uyu. dışarısı senin sandığından daha soğuk.
    salla.
    (cenabetbedevi1 ?, 16.01.2026 21:31)
/ 2 Array ( )

© 2026 - Astrotr

Astrotr bir interaktif sözlük çalışmasıdır. Astrotr sözlük spot tematik sözlük servisi ile üretilmiştir. sözlükler yöneticilerinin sorumluluğundadır. bir interaktif sözlük çalışmasıdır. Astrotr sitemize hoş geldiniz.