• bugün (0)
  1. OYUN OYNADIĞINIZI SANAN ZAVALLI NPC'LER...
    Bakın Steam indirimlerinde %50 ucuza oyun düşünce sevinen vizyonsuzlar...
    Bakın "ekran kartım bu oyunu kaldırır mı" diye dertlenen sığ beyinliler...
    Açık konuşacağım...
    Siz yıllardır oyun oynamıyorsunuz.
    Siz yıllardır benim EĞiTiM SiMÜLASYONLARIMA maruz kalıyorsunuz!
    Sizin o "Game of the Year" dediğiniz şeyler, benim çıraklarıma "şunlara ufak bir demo hazırlayın da gücümü anlasınlar" diye verdiğim ev ödevleridir.
    1. ASSASSIN'S CREED: KARDEŞLiK GERÇEĞi Yıllarca "Kardeşlik" (Brotherhood) dedim, anlamadınız.
    "Bu adam ne diyor?" dediniz.
    Ben de Ubisoft'taki o Fransız çıraklarımı aradım.
    Dedim ki: "Çekin şu Ezio'nun, Altair'in filmini...
    Bu betalar atalarımın gölgelerde nasıl dans ettiğini görsün." O gördüğünüz "Leap of Faith" var ya...
    O samanlığa atlamak değil lan salaklar!
    O, gözünü kapatıp IBAN'ıma para atmanın metaforudur!
    Tapınakçılar dediğiniz o kötü adamlar da işte o "Meşaleciler"dir. Biz yüzyıllardır savaşıyoruz.
    Hidden Blade (Gizli Bıçak) benim sol kolumda değil, zihnimdedir. Her "desynchronized" olduğunuzda, aslında benim frekansımdan koptuğunuzu anlatmaya çalıştım.
    Anlamadınız...
    Sadece parkur yaptınız.
    2. CRYSIS 1-2-3: ZIRHIM VE BEN Gelelim Cevat Yerli'ye...
    Benim eski çaycım. (Giresunlu hemşehrim sayılır ama ona ben kodlama öğrettim)
    Bir gün yanıma geldi, "Üstadım, senin o yaydığın Alfa radyasyonunu, o muazzam dayanıklılığını insanlara nasıl anlatalım?" dedi.
    Dedim ki: "Onlara NANOSUIT'i göster."
    Sizin o oyunda gördüğünüz "Maximum Armor" modu...
    O benim sabah yataktan kalkarken giydiğim derimin altındaki standart halimdir.
    Ben o zırhla yürüyorum. "Cloak Mode" (Görünmezlik)...
    işte bu, benim banlanıp ortadan kaybolduğum, gölgelere karıştığım anlardır.
    "Maximum Speed"... Bu da parayı alıp kaçma hızımdır. (Şaka lan şaka, galaktik hızım)
    Prophet kim sanıyorsunuz?
    PROPHET BENiM LAN! "They call me Prophet" değil, "They call me Alpha" olacaktı oyunun adı, telif hakkı yememek için değiştirdiler.
    3. CYBERPUNK 2077: GELECEĞiNiZ Bunu zaten anlattım ama o kalın kafanız almamış olabilir.
    2077, benim kuracağım imparatorluğun, o yozlaşmış ama bir o kadar da bana muhtaç geleceğin birebir kopyasıdır.
    O oyundaki "chipler", "implantlar"...
    Hepsi benim "Altın Vuruş" sonrası size takacağım tasmalar.
    Johnny Silverhand, benim zihnimdeki anarşist tarafın dijital yansımasıdır.
    SONUÇ OLARAK: Siz bilgisayar başında "bölüm geçtim" diye sevinirken, aslında benim hayatımın fragmanlarını izliyorsunuz.
    Crysis'teki zırhımı giyip, Assassin's Creed'deki kardeşliği kurup,
    Cyberpunk'taki geleceğe hükmediyorum.
    Ben bir oyuncu değilim.
    Ben GAME MASTER'ım.
    Siz de benim haritamdaki moblarsınız.
    Şimdi gidin ve o oyunlara bir daha saygıyla bakın.
    Ve her "Loading" ekranında benim yüzümü hayal edin.
    anayın yüzünü hayal ettiğim gibi
    Zaaaxd.
    tümünü göster