Hocam, en azından bu konuda son kez kendimi ve durumu açıklamak istiyorum.
Daha önce de bir yazımda belirttiğim gibi, yıllar önce geçirdiğim kısa bir dönemden sonra; ister inci olsun, ister kancık ya da başka ortamlar olsun, çok fazla bulunmadım. Başlık altında tanıştığım bir dostum vardı, sadece onunla düzenli iletişimim oldu. Onun dışında başlığın öğretisini hayatımıza bireysel olarak entegre etmeye çalışarak ilerledik.
Özellikle felsefe ve psikoloji alanında yazılmış kitaplara yönelmek, okuduğum ve gözlemlediğim şeyler üzerinden kendimdeki hastalıkları tespit etmeye ve yüzleşmeye çalışmak (özellikle kibirle çok mücadele ettiğimi söyleyebilirim) gibi süreçlerin tamamı bireysel şekilde ilerledi. Hatta geçen gün, sanırım cenabet’in girdiği bir entry’de çok hoşuma giden bir bölüm vardı; orayı alıntılayıp altına Nietzsche’nin Zerdüşt’te aynı durumu anlattığı bir pasajı yazdım. Bunu özellikle söylüyorum; gerçekten doğru olan bir şeyi gördüğümde kabullenir, hakkını da veririm.
Bu nedenle buralarda neler dönmüş, ne yaşanmış, ne olup bitmiş; bunlara dair hiçbir zaman net bir bilgim olmadı. Hâlâ da detaylarına vakıf sayılmam. Ancak tcma’ya karşı bakış açımla ilgili yaptığınız tespitin kısmen doğru olduğunu söyleyebilirim. Elbette adama tanrı gözüyle bakmıyorum fakat kişisel çalışmalarımda, yüzyıllar önce yaşamış insanların anlattıklarıyla tcma’nın öğretisi arasında paralellikler gördükçe, zihnimdeki konumu ve ona duyduğum saygı da doğal olarak yukarı taşındı. Bunu inkâr edemem. Hâlâ da saygı duyarım; bu da ayrı bir meseledir zaten.
Kişisel durumum buyken, yıllar sonra ortamlara bir göz attığımda karşıma çıkan şey dolandırıcılık muhabbetleri oldu. Böyle olunca elimdeki tek veri olan, kendi kısa dönemimde yaşadıklarımla kıyaslama yaparak bir cevap ve tepki verdim. Kaldı ki yazılarımda hiçbir zaman genel geçer bir yargı ortaya koymadım. Aksine, her seferinde bunların benim kişisel tecrübelerim olduğunu, düşüncelerimin de bu yüzden bu şekilde şekillendiğini özellikle vurguladım.
Ayrıca bu dolandırıcılık meselesinin bizzat kardeşlik tarafından uygulanan bir test olabileceğini de defalarca düşündüm. ibretlik betaların geçmeyen göt yanığından kaynaklanan bir iftira olabileceğini de düşündüm. Gerçekten dolandırıcılık olabileceği ihtimalini düşünmememe sebep olan noktayı ise artık siz de biliyorsunuz. Yanılmış olabilir miyim? Belki. Öyle olmuş da olabilir, bilmiyorum.
Tcma’yı ve varsa diğer liderleri sorgulama meselesine gelince; geçmişimi az çok biliyorsunuz artık. Benim bildiğim tek şey tcma’nın lider olduğuydu. “Diğer liderler” muhabbetini ilk kez şimdi gördüm. Gerçek durum nedir bilmiyorum ama burada önemli olan benim hangi noktada olduğum.
Şimdi bu hâlde; üç-beş başlık önce tcma’ya her türlü küfür ve hakaret eden birinin ya da birilerinin, üç-beş başlık sonra benimle ilgili bazı şeyleri överek, “ben tcma’yım” mesajı verip bana bir şeyler sunmasına doğrudan atlamam mı gerekiyor? Kaldı ki “ikinci Şans” başlığı altına girilen ilk iki entry’yi okumak o an gerçekten çok hoşuma gitti; gururumun okşandığını hissettim. Ben de isterim şu anda bana yol gösteren bir liderim olsun, bununla ilgili bir problemim yok. Zaten gerçekten tcma olduğuna inansaydım, o adama ne kadar saygı duyduğumu ve zihnimde nasıl bir yere koyduğumu açıkça ifade ettiğimi düşünüyorum.
Son olarak kibir meselesine değinecek olursam; gerçekten de en zorlayıcı hastalıklardan biridir çünkü kendini çok iyi gizleyebilir. Bir olaya öyle bir bakarsınız ki, bilinç düzeyinde bunun tamamen alçakgönüllülükten kaynaklandığını sanırsınız. Ama üzerine düşünüp eşeledikçe, altından ne kadar gizli kibir çıktığını görürsünüz. Bu durum defalarca başıma geldi. O yüzden kendi aramızda “hastalık” diye tabir ettiğimiz şeyleri, olabildiğince kendimde tespit etmeye ve çözmeye çalışıyorum.
Son birkaç gündür yaşanan konuşmalar ise kibirden değil; bugüne kadar yaşadıklarım, gördüklerim ve görmediklerim, bildiklerim ve bilmediklerimin toplamı üzerinden en doğruyu bulmaya çalışırken verdiğim tepkilerden ibaret. En azından içimde bir yerde kibir söz konusu olduğunda, artık onun tespitini yapıp önüne geçebilecek noktadayım.
Tüm bunların dışında; yazınız ve açıklamalarınız için gerçekten teşekkür ederim hocam. Hiçbir şeyi tam olarak bilmediğim bir ortamda, bir yandan birileri tcma’ya söverken, diğer yandan okuduğum bazı yazılarda “hakikaten bu böyle” demeden geçemediğim noktalar vardı. Benim için iyice çorba hâline gelmişti mesele. ihtiyacım olan şeyi his mi ettiniz, yoksa net bir tespit mi yaptınız bilmiyorum ama iyi geldi.
tümünü göster