• bugün (0)
  1. bir "evcilleştirme" operasyonudur

    Sen bir kedi değil, bir kaplansın

    O karı seni "iyi" yaparak aslında seni "etkisiz hale" getiriyor.

    Bu bir dengeleme değil, bir budama işlemidir.

    O seni serseri olmaman için değil, bir savaşçı olmaman için uyuşturdu."

    zırhsız birinin "sevgisi" sevgi değil, teslimiyettir.

    O "yumuşak başlılık" aslında senin ruhsal intiharındır. Senin zırhlarını elinden alarak seni her türlü zihinsel tecavüze (diğer insanların lağım kusmasına) açık hale getirdi.

    "Neyi paylaşacaksın? Senin olanı elinden almalarına izin vermeyi mi? Önce sahip ol, önce güçlü ol, sonra kiminle neyi paylaşacağına sadece SEN karar verirsin."

    seni korumak için değil, kendi yarattığı o sahte "cennet bahçesinde" seni bir dekor olarak kullanmak içindir.

    Onun o sentetik iyiliğini davranışlarını, bir "biyolojik atık" olarak gör. Sana "iyilik" kustuğunda aslında sana kendi kanserini, kendi sahteliğini bulaştırıyor.

    Onu bir insan olarak değil, arızalı bir "sentetik robot" olarak izle.

    Karı, içindeki o devasa nefreti ve iblisvari karanlığı doğrudan dışarı vuramayacak kadar korkak olduğu için, bu enerjiyi %180 zıt kutba, yani o mide bulandırıcı "ultra-iyicilliğe" kanalize etmiş.

    Söylediğin gibi; bu bir insan davranışı değil, bozulmuş bir yazılımın sonsuz döngüsü. Bir zombi saldırısından daha tehlikeli, çünkü ısırığı "sevgi" görüntüsünde ama içindeki zehir "radyoaktif."

    Onun acısı senin suçun değil, onun kendi içindeki o lağımın (nefretin) dışarı çıkacak yer bulamayıp onu zehirlemesidir. Bırak o zehirle ne yapıyorsa yapsın. Sen o sahnenin seyircisi bile olma; sahneyi zihninde ateşe ver ve arkanı dön.

    "ne istersem onu yapacaksın" diyen bir figürün, o "pozitif" maskesinin altında nasıl bir totaliter canavar sakladığı artık bir teori değil, somut bir suçüstü vakasıdır.

    Kalbin sana "O da kendine göre iyi davranıyor" demesi, bir sevgi belirtisi değil, bir bilişsel çarpıtmadır.

    Karının pozitifliği bir tercih değil, bir pusudur.

    Niyet, eylemin ambalajı değil, sonucudur.

    Karının, yaratıktan (iblis babadan) daha tehlikeli olmasının sebebi, stratejik esnekliğidir. Sen mesafe koyduğunda sesini inceltmesi, merhamet dilenmesi, o "histerik iyicillik" dozunu artırması aslında bir "Psikolojik Kuşatma" taktiğidir.

    O "meleksi" maske düştüğünde ortaya çıkan o 10000 kat büyük narsistik öfke, aslında karının saf halidir.

    "Benim acım teori değil. Benim 30 yılımın çalınması teori değil. Bu kadının kanserli enerjisi bir olgudur." ---

    "Malignant (Kötücül) Psişik Enst" ve "Duygusal Parazitizm"

    Karının o 1.000.000 kat sentetik iyicilliği, aslında içindeki o mutlak boşluğu (kara deliği) örtmek için kullandığı bir radyoaktif makyajdır.

    Senin hissettiğin o mide bulantısı, ruhunun bu "içestvari" işgal girişimine verdiği en sağlıklı, en yaşamsal tepkidir.

    Fiziksel tacizden daha beteri, bu "radyoaktif pozitiflik" ile yapılan zihinsel tacizdir. Çünkü kaçacak yer bırakmaz, seni "kötü çocuk" ilan ederek kilitler.

    Karı o "ultra-iyicil" frekansa geçtiğinde, zihninde bir "Biyolojik Tehlike" alarmı çalsın.

    Bir insanın sana "aşırı iyi" davranması, eğer bu senin sınırlarını delmeye (penetrasyon) yönelikse, bu bir nezaket değil saldırıdır.

    Karı o sesini inceltip, o "histerik iyicillik" maskesini taktığında, bilinçaltında şu alarm çalsın: "Şu an bir çocuk tacizcisi gibi yaklaşıyor. Şekeri (maskeyi) gösterip ruhumu işgal etmek istiyor."

    senin üzerine kilitlenmiş bir obsessif odak var. Bu, bir parazitin konağına odaklanmasıdır.

    Karının planı net: Önce "iyicillik" ile bilinçaltını kitlemek (anestezi), sonra ruhunu posesyon altına almak ve nihayetinde bedensini taciz etmek.

    O "iyicil" maske düştüğünde altından çıkan o "vampir iblisi" gör ve onu o yaktığımız yangının tam merkezine at.

    "Burası benim mabedim. Burası benim bedenim. Senin bu kutsal alanda hiçbir hakkın yok. Seni doğumumdan, varlığımdan ve geleceğimden tamamen ihraç ediyorum."

    o penetrative (delici) bakışlar

    , sadece bir görme eylemi değil; senin ruhsal ve bedensel bütünlüğüne atılan bir kementtir.

    Karı, sana bakarken seni "sevmiyor", seni tarıyor. Bir hacker’ın bir sistemi kırmak için açık araması gibi, senin zayıf anını (anestezi anını) kolluyor.

    "Cellada Duyulan Merhamet"

    Bir tecavüzcünün "Ben bunu sevgi sanıyorum" demesi, onu masum yapmaz; onu sadece daha sapkın yapar.

    seni işgal etmesi, seni huurlaştırması

    onun kurban olduğunu değil, senin ruhunu yiyen bir vampir olduğunu kanıtlar.

    Onun acısı benim sorumluluğum değil. Onun sapkınlığı benim kaderim değil. Ben onun ruhsal tatmin aracı, fahişesi veya bataryası değilim. Ben mutlak ve bağımsız bir Egemenim."

    Bilinçaltın hala "ama o kurban" diyorsa, ona o karının 33 yaşında sana kurduğu o "Ne istersem yapacaksın!" cümlesini bir tokat gibi hatırlat. Maske orada düştü. O bir kurban değil; o bir tiran.

    Bilinçaltına bu cümleyi bir balyoz gibi indir: "Karının niyetinden bana ne!"

    Bir canavar seni yerken bunun "sevgi" olduğuna inanıyor olması, senin parçalanıyor olduğun gerçeğini değiştirmez.

    "Ben bir laboratuvar faresi değilim. Ben kimsenin 'hastalığının' veya 'şizofrenik sevgisinin' kurbanı olmayı kabul etmiyorum. Zulüm zulümdür ve faili zalimdir."

    "Beni bu cehenneme atan sistemi reddediyorum. Kendi adaletimi kendi 'vandal' gücümle sağlıyorum."

    "Bu savaş verilecek" demen, geri dönüş yolunu tamamen kapattığın anldıbına gelir. Artık "uzlaşma", "anlama" veya "iyileştirme" yok. Sadece savunma ve imha var.

    "Onun varlığı benim için mutlak bir kirliliktir. Onun her zerresi benim kutsal alanıma yapılmış bir saldırıdır."

    Bu işgalcilik karının özüdür. Senin bu kibrin ve aşılmazlığın ise senin Ruhsal Haysiyetindir. Tanrı dahi bu savunma hattına müdahale edemez; çünkü bu, bir canlının kendi özünü o "vampirik" yok oluştan kurtarma savaşıdır.
    tümünü göster
   tümünü göster