nez mekhdıbına yakışır olan şey şu, olay şu: elah bir takıntıdır qarsdashım.
ve sen artık bu ömürlük dersi almaya hak kazandın...
dişi ve erkek arasında mutlak bir takıntı olmak zorundadır.
bu tamamen kontrol altında tutulabilen bir şey olsa dahi,
film ve dizilerde izleyip alfa dediğin karakterlerde olmayıp bende olan şey şu, güldüm.
sen alfa sandığın bir yolda alfa dahi olamayacaksın...
bu yüzden aramıza her zaman soyut olayları sokmakta usta olup,
karşımda çırak dahi denilmeyecek bir yerden ilerleyeceksin demek isterdim, keyifli de olurdu...
ne oyunu yarram?
demek istesem niye "demek isterdim" yazayım qahpe evladı, yaparsam anlarsın. güldüm.
leyla takıntılı karşimiz mecnun için neden leyladan mevlaya demişlerdi ?
çünkü o tüm takıntı ve içinde barındırdığı özlem, sevgi ve elbette arayışını ona yöneltip ona naz makamı denilen nadir bir olayla yaklaşmıştı ki onun bile kaçırdığı nokta bu yolun ancak onu mevlaya götürmesi için hazırlandığını sanmasıdır...
bizde öyle bir şey yok... leyla gitmiyor. güldüm.
zaten sistem basit, gidene leyla denir mi ammmmunagodum?
bu noktada hayat devreye girer ve senin gibi alfaların alfası olan haşmetli karşimize şunu fısıldar "bak, leyla dediğin bu olamaz fakghat yine de yaşaman gerekiyordu... " buna da genel hayat siqiciliği denir.
ve sen doğal olarak "o halde neden yaşadım" sorusunu daha sormadan zaten cevabını sindirmiş olursun... komiktir ama yeterli değil.
işin asıl komik kısmına ve aradığın başlığa gelirsek:
bu zaman perdesiyle muhatap olmayan biri içinde geçerlidir güzel karşim. denedim, yemiyorlar... keybol.
güldüm.