şartlar ne getirirse getirsin
bu bir milattır. yani başlayan her şeyin bir sonu varsa da. başlayan şey, başlamıştır. sonu gelir mi, umarım gelmez. ama gelse de, gelecekse de, bu başladığı gerçeğini değiştirmez. diğer şeyler, insanlar, olaylar ve durumlar ayrıntı benim için.
ben ikili oynamaktan nefret ederim. ikili oynamayı doğru bulmam. ikili oynamaya bütünüyle karşı biriyim ama genelde ikili oynarım. bu paradoks gibi görünse de insanlar benim biraz saf, salak olmamı isterler. bunu beklerler. öyle bir izlenim yaratırım sanırım ve sonunda, herkes mutlu olsun diye salak rolünü oynarım ama bu zeki olduğumu ya da saf olmadığımı göstermez. bu oyunu kuralına göre oynama çabamı gösterir. gerekirse biraz saf, alık hatta şizofren rollerini de oynarım. hakkını da veririm gerekirse. insan sevdikleri için çok şeyi yapar. ben de ikili oynarım bu yüzden. kendim için değil, öyle olması gerektiği için.
kısa yazamıyorum. ama kısa yazmam gerekseydi, sadakat oyunlarına girmem. ben sevdiklerine sadık biriyimdir. bu böyledir. gerisi önemsizdir.
3 temel yasa insanlar tarafından göz ardı edilir. birinci yasa, her şey dönüşür ve bu sayede sağlıklı ve canlı kalır, diğeri eğer bir şeyi zorlarsanız kendinizi taklit etmeye başlarsınız ve bu tatsız bir şeydir. gerekirse mikro ölümlere, sessizliklere izin vermeli ve insan yeniden doğmayı beklemelidir, anlamın, mananın ve yeni bir ruhun yeniden doğmasını, dönüşümü. ve güzel bir söz, "vazgeçilemez biri olma yoksa terfi edemezsin". bazen mükemmel olmak negatif sonuçlar doğurur. insan biraz potansiyel vadetmeli ama tam mevkisinin adamı da olmamalı. ki hayat devam edebilsin. mevkisi kaderi yani mezarı olmasın.
her seçim bir vazgeçiştir.
ben belki de hayatımda ilk kez, bir şeyi seçtim. ve bunu "giderken" de yapmadım. gelirken yaptım. ne olursa olsun kararımın ve yaptıklarımın arkasındayım. kimseyi ve hiçbir kararını yargılama hakkını kendimde görmem, beklentilerimin dışında şeylerle karşılaşmışsam da bazen, ya da zorlandığım zamanlar olmuşsa da bu bir eleştiri ya da yargı değildir. bu sadece hissettiklerimdir. herkes olması gerektiği şekilde olur. ben de olmam gerektiği şekilde olurum, sınırlarımı çizmem gerekirse çizmem gerekir. ama bu reddetmek değildir, hayatta yapamayacaklarım ve yapmak istemediklerim olabilir. bunları değiştirebilirim ya da değiştiremem.
sessizlik konusu bazen bomba imha ekibinin kararsız kalması gibidir. sarı kablo yoksa yeşil mi, ya da kırmızı. en iyisi beklemek ve... yani en azıdan beklemek. biraz daha incelemek. bomba nasılsa henüz patlamaz. vakit var. bu uyku gibidir biraz. ben buradayım. gitseydim bile, yani gitmiş olabilirdim bir rüya görmeseydim. ama gitseydim bile yine de burada olurdum. bir süre, uzun bir süre burada olacağım. yani bazı şeyler başlar ve araya zaman girer, başka şeyler girer, ayrılıklar girer.. ama bitmez. umarım bunların hiçbiri olmaz. ama olsa bile yaşadığım sürece buradayım. aksini hiç hissetmedim ve hiç de hissetmiyorum. zaten bu yüzden buradayım. pek şüphem olmadı, ama daha önce yazdığım gibi, kimseyi korkutmak istemiyorum. her şey olacağına varır.
belki bir gün biter. ya da tamamlanır ama henüz oraya uzak olduğumuzu düşünüyorum.
tümünü göster