darkvane
birinci nesil normal61entry
4başlık
-
kişinin
Yani ben de belki birilerinin faydasına olur diye düşünerek yazmıştım, hayırlı cumalar başkan
-
kişinin
Bu durumla beraber işin daha enteresan, zihnin daha karanlık mahzenlerinde yaşanan ilginç bir boyutu da var.
Psikolojide cinselliğin terapötik amaçlarla kullanılabildiği bazı yaklaşımlar var. Ben de bunu yakın zamanda edindiğim farkındalıklar sonucunda araştırırken öğrendim.
Cinsellik sırasında partneri tarafından (buradaki en önemli nokta, partnerinin tamamen güven duyduğu ve yanında rahat hissettiği biri olması; aksi takdirde ters tepme ihtimali de oldukça yüksek) kişinin kendisinde eksiklik ya da sorun olarak gördüğü şeyin hem fiziksel hem de sözlü olarak yüzüne vurulması... Bu iyi bir yerden de olabilir, kötü bir yerden de. Hedeflenen şey ise kişinin normalde utandığı, problem olarak gördüğü tarafını ve o tarafla ilgili duygularını ön plana çıkarırken, aynı anda cinsellikten aldığı hazla bunu birleştirmek. Böylece o kısmıyla da kabul gördüğünü ve o kısmıyla beraber de zevk alabildiğini hissedip bir nevi kendisini kabullenmesi amaçlanıyor.
Ben de çok uzun bir dönem bu şekilde bir cinsel hayat yaşadım. Özellikle bunun kötü bir yerden geliyor olması, içten içe beni rahatsız eden bir durumdu. Ama o an yaşanan hazdan dolayı, sonrasında ne kadar rahatsız olsam da bunu bir türlü bırakamıyordum. Resmen bir bağımlılığa dönüşmüştü. "Neden böyle?" diye düşünmekten kafayı yiyecek noktaya gelmeme rağmen bir türlü cevabını bulamıyordum. Ta ki yukarıda bahsettiğim farkındalığa ulaşana kadar.
Yine çetrefilli ve kişinin kendi kendisini bir şekilde baltalayabildiği bir olay.
Doğrusu bu yazıyı nasıl bir kapanışla bağlayacağımı bilmiyorum. Sadece paylaşmak istedim.
Hatta bundan aylar önce, altın dişi olduğunu düşündüğüm bir kadından bahsetmiştim. O dönem BT7'nin sormasına rağmen nedenini bilmiyorum, üzerine bir şey yazmamıştım. Dönüp bakınca, bu farkındalıklara ulaşmamda onun da doğrudan ve dolaylı bir katkısı var -
kişinin
Kendini sabote etmesi üzerine son dönemde bazı kişisel çıkarımlarım oldu. Onlardan bahsedeceğim. Muhtemelen bodoslama ve biraz karmaşık bir yazı olacak.
Örnek olarak doğrudan kendimi vereceğim ama olayın özü aslında birçok insan için aynı.
Buradaki birçok kişinin bildiği üzere fiziksel bir sakatlığım var. Ailem beni bu durum hissettirilmeden, sadece sevgiyle büyüttü. Aslında bu tamamen iyi niyetle yapılan güzel bir davranıştı. Ancak sakatlığımın hayatın doğal bir parçası olduğu öğretilerek değil de adeta yok sayılarak hissettirilmemesi, ilerleyen yıllarda birçok problem yaşamama sebep oldu. Yine de bunun tamamen iyi niyetle yapılmış bir yaklaşım olduğunu bildiğim için kimseyi suçlamıyorum.
Buna rağmen özellikle ilkokul ve ergenlik döneminde maruz kaldığım akran zorbalığı nedeniyle bu durumu fazlasıyla kafaya takmaya başladım. Bu noktada insan zihninin önünde genellikle iki seçenek oluyor: Ya içinde bulunduğu durumun doğada yaşanabilecek oldukça normal bir durum olduğunu fark edip bunun bilinciyle kendisiyle barışık olacak ya da bunu bir eksiklik, bir engel olarak görüp kendisini acının içine sürükleyecek.
insan ikinci seçeneği tercih ettiğinde doğal olarak özgüveninden feragat ediyor. Böyle olunca zaten acı çeken kişi, hayata tutunabilmek için sağlıksız ve sahte bir ego geliştiriyor. Bende bu durum, kendimi herkesten daha zeki ve bu yüzden daha üstün görmeye başlamam şeklinde ortaya çıktı.
Bu olduğunda ise doğal olarak kişinin enerjisine, beden diline, sözlü ve yazılı iletişimine de yansıyor. Biriyle iletişim kurarken karşı taraf üstten bir tavır sergiliyorsa ve bu tavır tamamen tutarsız, çarpık bir yerden geliyorsa, bunun adı konulamasa bile rahatsız ediciliği hissediliyor. Böyle olunca iletişim de doğal olarak sağlıksız bir şekilde sonuçlanıyor.
iletişim sağlıksız sonuçlandığında ise kişi, bunun sebebini yine kendisinin herkesten daha zeki olmasına ve karşı tarafın onu anlayamamasına bağlıyor. Ya da sakatlığından dolayı karşı tarafın böyle davrandığını düşünüyor. Böylece farkında olmadan kendisini daha da karmaşık, içinden çıkılması zor bir paradoksun içine sürüklüyor.
Hâlbuki belki de herhangi bir şeyin arkasına saklanmadan, tamamen olduğu gibi karşısındaki insanla iletişim kursa, çok iyi anlaşabilecek iki kişi olmalarına rağmen bunu daha en başından kendisi engellemiş oluyor. Farkında bile olmadan kendi kendini sabote ediyor. Ne kadar boktan bir durum...
Mesela kalabalık bir ortama girdiğimde ya da BT7 ile saha yaparken inanılmaz gerilirdim ve bunu hep sakatlığıma bağlardım. Bacağım sakat olmasa böyle hissetmeyeceğimi düşünürdüm. Hatta bunu kendime itiraf etmeye bile korkuyordum.
Dahası, herhangi bir fiziksel engeli olmayan insanların da bu tarz düşüncelere kapılabileceğini hiç düşünmezdim. Oysa mesele tamamen kafa yapısıyla ilgiliymiş. Hiçbir fiziksel sorunu olmayan, hatta birçok açıdan avantajlı özelliklere sahip insanlar bile aynı düşünce biçimi yüzünden kendi kendilerini baltalayabiliyor. Yakın zamanda fark ettim ki olayın özü fiziksel durum değil, kişinin kendisiyle gerçekten barışık olup olmamasıymış. - naz mekemi 7
- naz mekemi 7
-
naz mekemi 7
Eyvallah
- venüs jüpiter kavuşumu
-
venüs jüpiter kavuşumu
Hay amk, yine atıldık.
Fakat asla bir usta olmayacaksa ve çırak olduğuma inandığım ilk an kaybedeceksem, atılmış olmanın da bir öneminin olmaması gerekiyor.
Kendine belirli yakıştırmalarda bulunan bir grubun muhatap alınmamasının sebebi ise aslında bunu yaparken hem kendini belirli kalıplarla sınırlandırmaktan hem de örtülü bir kibirden kaynaklı olabileceğini düşünüyorum. Yani kendine bir tanım, yakıştırma koymayacak kadar mütevazı, boyun eğmiş durumda olup aynı zamanda bunun getirdiği sınırsızlık gibi. Paradoks. Bazı bilgilerin dile dökülemese dahi aktarılabileceğini söylemiştin, o yüzden beni anlayacağını düşünüyorum.
ilkokuldayken pekiştirme ödevleri olurdu; öğrendiğimiz bilgileri tamamen kavrayıp anlamak için. Bu yazım da aslında biraz öyle olacak. Yazdıklarını kaç kez okudum ve anlamaya çalıştım, saymadım.
Tamamlanmış olmak ve davranışların ruhtan gelmesi...
Aslında bir varlığın günlük yaşantısını ve gecelerini huzurla geçirmesini derken kastettiğim fakat tam anlamıyla ifade edemediğim şey buydu: kendiliğinden olabilmek, bunun için ekstra bir uğraş göstermeden ruhundan gelenin dışarıya taşması. Tabii bunun için önce tamamlanmış olmak gerekiyor fakat sahte bir gerçekliğin içerisindeyken tamamlanmış olmak adına gösterilen çaba amelelik olacaksa;
çabayı bırakıp teslim olmak mı gerekiyor?
Peki neye?
Kime?
Bir usta olmayacaksa neye rabıta edilecek?
Kendime mi?
Yoksa kitaba mı?
Korku ve tedirginlik duymama sebep olan şey sen misin?
Yoksa kendim miyim?
Tamamlandığımda tamamen korkulacak bir varlıktan çıkıp uyum içinde yaşayacağım bir canlıya dönüşeceksen, bu uyum aynı özden/kaynaktan geliyor olmamızdan mı olacak?
Yoksa sadece birbirini gerçekten anlayan iki kişi olmaktan mı?
Saf bir şekilde hakikati algılayamayacaksam nasıl tamamlanacağım?
Bilmiyorum...
Ve artık gerçekten yorgunum...
Fakat,
bırakamıyorum, bırakmama engel olan bir şey var yıllardır; sebebini çözemediğim.
Belki cevap bırakmak ve vazgeçmektir, kendimden.
Bilmiyorum... -
venüs jüpiter kavuşumu
Oluyor birkaç gün tam hatırlamıyorum ancak hatırladığım an karşı karşıya tamamen çıplak durduğumuzdu ve rüyada hissettiğim duygu korku/tedirginlik gibi bir şeydi. Üfle gelsin
-
venüs jüpiter kavuşumu
yaparız saha yaparız.
20 haziranı 21 hazirana bağlayan gece rüyamda seni gördüm, garipti - bt7
-
bt7
bu yazım hataları ne olm, kafayı çekip btye aşk mektubu mu yazdın amk
şems misin celaleddin misin -
alfa mı değil mi
yohh ammina
yok 15 metre amk -
siqilmiş feykler 7
botokslu musunuz acaba sayın bezmenler
-
siqilmiş feykler 7
taptığım ya da put edindiğim herhangi bir şey yok,
doğrusu bu konu işin magazinine duyduğum merak, yani çok da bir şey değiştireceğinden değil.
zayıf ve boktan olduğumu gerçekten kabul edeli ise çok oluyor.
kabul ettikten sonra yıktım ve yaktım ki yeniden inşa edebileyim.
bu süreçte kişilerden bağımsız olarak doğru gördüklerime doğru, yanlış gördüklerime yanlış diyor oluşumu zihnimde kurduğum senaryolar veya yanar dönerlik olarak nitelendiriyorsan varsın öyle nitelendir.
karanlıkta el yordamıyla aradığım cevaplar dışarıda değil,
ve ben artık kendi karanlığımı çok iyi biliyorum...
bu süreçte doğrudan bir desteğinin olması beni mutlu eder ancak olmazsa da önemli değil, ben almam gerekenleri almak için elimden geleni yapıyorum.
bu kimisinden ibret olur,
kimisinden ders olur,
kimisinden hakikat olur,
günün sonunda her akşam kafamı yastığa koyarken yapmam gerekenleri yapmış olduğumun bilinciyle ve vicdanım rahat gözlerimi yumacağım, ötesine dair bir beklentim yok. -
siqilmiş feykler 7
bu yatalak usta, yatalak olmayan usta muhabbeti ne amk,
gerçekten bilmediğim için soruyorum olay ne?
incide yazan my7dan başka birinden mi bahsediyosunuz,
yoksa kardeşlik kendi içerisinden yeni bir kardeşlik mi doğurdu.
ya da iki taraf da birbirine bir kardeşlik addedip ona mı sövüyo amk
biri anlatırsa çok iyi olacak -
alfa mı değil mi
Allah kurtarsın karşim
-
alfa mı değil mi
Salak mısınız olm siz
Biri dost olarak görüp anlattığım şeyleri sohbetine meze eder
Biri isim ifşa eder.
Hayır aminakoyim bunları yapınca elinize ne geçecek
Kendinize gelin amk -
alfa mı değil mi
içinde varsa da dışarıda aramak mantıksız hale geliyor o zaman.
o yüzden çok kasmamak lazım, içinde ki zaten açığa çıkacak. tabii çıkması ve sağlıklı çıkması için kendine engel olmamak lazım.
yani kasmamak derken de götü başı salmak gibisinden değil.
doğal, içten gelen bir huzur/güvenle ilerlemek.
cem yılmazın da dediği gibi ;
karizma dediğn insanın içinde olur, içinde oldu mu anlarsın kaç santim olduğunu xd
https://www.youtube.com/watch?v=ZqTIXd53Frg
---
travmalar konusunda, "kişinin kendisiyle barışık" olmasını yıllarca travmayı yok etmesiyle mümkün olacağını sandım.
yani bilmiyorum, belki altın vuruşu yaşarsak o zaman gerçekten de yok olur.
amaaaa altın vuruşu henüz yaşamadığımıza göre ne yapıyoruz zamqileer şu anki halimize bakıp ona göre hareket ediyoruuuzz
travma yok olmuyor. yani hafızana reset atmak falan lazım yok etmek için, o yüzden amaç üzerindeki etkiyi yok etmek.
bunun için de kabul edip ona göre hareket edeceksin, alakasız bi örnek üzerinden gideceğim çıkarımı yaparsınız.
x kişisinin diyelim ki dakikada makarna yeme potansiyel hızı maksimum 185 makarna olsun.
güncel olarakta bu arkadaş dakikada 100 makarna yiyor, bu arkadaş dakika/185 in altında olduğu müddetçe kendisine ihanet ediyodur
ancak dakika/200 gerektiren bir makarna yeme yarışına girip dakika/185 yapmışsa bu arkadaşın bu durumla bir problemi olmamalı zira kendi potansiyelini sonuna kadar gerçekleştirmiştir.
peki bu arkadaş sınır noktasının dakika/185 olduğunu biliyor mu? hayır. o yüzden sürekli çabalamaya devam etmesi lazım.
amacı kendisinin en iyi versiyonu olmalı, rakibi de yalnızca kendisi olmalı.
ha tabi umarım makarna yemekten beyni erimez xdxd
velhasılı kelam travma da böyledir, onu kabul edip bilmek lazım
ve ona rağmen ondan etkilenmeden karar verme, seçim yapabilme gücünün bizde olduğunu bilmemiz lazım.
çünkü hayat yaptığımız seçimlerden ibarettir. -
alfa mı değil mi
o zaman fark etmeye başlamış olmak onların etkisinden çıkmış olmaya başladığının göstergesi mi?
-
alfa mı değil mi
yarra bere içindeee
-
alfa mı değil mi
anama sövdü .s.s
yarak kafası ("bunun" demedim hadi iyisin) olay sövmen değil aminakoyim
ama sikerler, üzerine konuşmaya değecek bi konu değil.
travma demişken, kişi kendindeki travmaları nasıl tespit edebilir?
bunun üzerine söyleyeceklerin varsa akıt faydalanalım -
alfa mı değil mi
ayrıca harlem shake akımını da bu herif başlattı haha
-
alfa mı değil mi
https://www.youtube.com/w...rfgNOUU&start_radio=1
buyrun alfanın dibi, elemanın yaptığı her iş başarılı. sebebi belli
filthyfrank, pink guy, joji
taşağına yaptığı işlerle de yt nin en çok izlenenlerinden biriydi.
şarkıcılığı ciddiye aldı şu anda dünyada ki en çok dinlenmeyi alan popçulardan biri, tamamen sikinin keyfine göre takılıyor. -
baksaniza
haklısın karşim, anlık bir tepkiydi. sahalarda kalmaya devam etmen güzel
- daha çok